İZMİR MİRAS AVUKATI 2025
Miras davası türleri nelerdir?
Miras davaları, çeşitli nedenlerden kaynaklı olarak farklı türlerde açılabilir. Miras davalarını başlıca aşağıdaki başlıklar ile sıralayabiliriz;
·Miras Paylaşım Davası: Bu dava türü, en yaygın miras davası türlerinden biridir. Miras bırakanın yani murisin eğer herhangi bir şekilde düzenlediği vasiyetnamesi yoksa veya vasiyetnamesi hukuken geçerlilik şartlarına uygun değilse, yasal mirasçılar arasında mal varlığının paylaşımını sağlamak adına bu dava türü açılabilecektir. Bu dava türü, mirasçıların yasal haklarını korumak ve mirasın adil bir şekilde paylaşılmasını sağlamak amacıyla kanunda öngörülmüştür.
·Vasiyetin Geçersizliği Davası: Bir miras bırakanın yani murisin düzenlediği bir vasiyetnamesi varsa, bazı hallerde bu vasiyetnamenin geçerliliği sorgulanabilecektir. Örneğin, vasiyetnamenin zorla yazılması hali, miras bırakanın ruh sağlığının yahut akıl sağlığının yerinde olmadığı veya vasiyetnamenin yasal gerekliliklere uygun olmadığı iddia edilebilir. Bu tür bir dava, vasiyetnamenin geçerli olup olmadığını belirlemek için açılabilecektir.
·Mirasın Reddi Davası: Mirasçılar, bazı nedenlerle mirası kabul etmek istemeyebilirler. Bu durumda mirasçılar, açacakları bir Reddi Miras davası ile mahkemeden mirasın resmi olarak reddini talep edebileceklerdir.
·Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası
·Mirasçılık Belgesinin İptali ve Yeni Mirasçılık Belgesi Verilmesi Davası
·Mirastan Yoksunluğun Tespiti Davası
·Terekenin Mevcudunun Tespitine İlişkin Dava
·Terekenin Korunmasına İlişkin Dava
·Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası
·Saklı Paylı Mirasçıların Tenkis Talebine İlişkin Tenkis Davası
·Miras Sözleşmelerinden Doğan Dava
·Miras Hukukunda Terekeye Dahil Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesine İlişkin Dava
·Tereke Borcunu Ödeyen Mirasçının Diğer Mirasçılara Rücu Etmesine İlişkin Dava
·Miras Payının Temlikinden Doğan Dava
·Vasiyetnamenin İptali Davası
·Vasiyetnamenin İfası Davası
·Mirasın (Terekenin) Borca Batık Olduğunun Tespiti Davası
·Mirasın Reddi Kararının İptali Davası
·Mirasçılıktan Çıkarma Tasarrufunun İptali Davası
Belirtmek gerekir ki, saydığımız bu dava türleri miras hukuku davalarından yalnızca bir kısmıdır. Miras hukuku davaları niteliği itibariyle, hak kaybına uğramamak adına uzman bir avukat tarafından yürütülmesi gereken bir dava türüdür. Tarafımızca İzmir miras avukatı olarak miras davalarında sunduğumuz hukuki hizmetten faydalanmak, hakkınıza en doğru ve hızlı şekilde ulaşmak için miras avukatı olarak hukuk büromuza iletişim bilgilerimizden ulaşabilirsiniz.
Miras Hukuku alanında yer alan bazı kavramları ve hukuki müesseseleri aşağıdaki başlıklarda inceleyebiliriz.
Miras sözleşmesi nedir?
Miras sözleşmesi, murisin yani miras bırakanın; mirasçılarıyla veya 3. bir şahısla yaptığı sözleşme olup, muris açısından bakılırsa ölüme bağlı bir tasarruf olarak nitelendirilir. Miras sözleşmesi, esasen sağlar arası yani yaşayan kişiler arasında gerçekleştirilen, malvarlığının dağılımını miras bırakan hayatta iken belirlemek için yapılan iki taraflı bir anlaşmadır. Miras sözleşmesi düzenlenerek; miras bırakan, yedek ya da art mirasçı atayabilir, mirasçıya yahut üçüncü kişiye belirli bir mal ya da malvarlığını bırakabilir, koşul ve yükümlülük koyabilir, vakıf kurabilir ve hatta mirasçılıktan çıkarma sağlanabilir. Bu noktada belirtmek gerekir ki, miras bırakanın, bir başka kişiyi mirasçı olarak atamak isterse ya da malvarlığı üzerinde ölümünden sonra geçerli olacak şekilde başkaca işlemde bulunmak isterse ve kendi yasal mirasçıları da bulunuyorsa, ancak yasal mirasçıların miras payları dışındaki kısım için serbestçe işlemde bulunabilecektir. Aksi takdirde, yasal mirasçıları tarafından saklı paylarına ilişkin dava açmaları söz konusu olabilecektir.
Miras sözleşmesinin şekil şartları nelerdir?
Miras sözleşmesi resmi şekilde yapılmakla, sözleşmenin taraflarınca, sözleşmeye konu istek ve talepler; noter ya da yasa ile miras sözleşmesi düzenleme yetkisi verilen konsolosluğa bildirilip, bu şekilde düzenlenen sözleşme resmi memur ve iki tanık eşliğinde imzalanmalıdır. Zira, bir miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Zira Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olan miras sözleşmesinin, resmi memur tarafından düzenlenmesi gerektiği gibi, ayrıca iki tanık eşliğinde düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde miras sözleşmesi geçersiz olacaktır.
Yine miras sözleşmeleri çeşitli şekillerde; olumlu miras sözleşmeleri, mirastan feragat sözleşmesi, tek taraflı miras sözleşmesi ya da iki taraflı miras sözleşmesi, İvazlı ya da İvazsız Miras sözleşmeleri olarak düzenlenebilecektir.
Miras sözleşmeleri, sözleşmenin taraflarının iradesine ve kanuna uygun olarak düzenlenmelidir. Miras sözleşmeleri, miras bırakanın vefatıyla birlikte yürürlüğe girmekte olup, mirasçılar arasında süregelecek anlaşmazlıkların azaltılmasına ve mirasın düzenlenmesine yardımcı olabilecektir.
Vasiyetname nedir? Vasiyetname nasıl alınır?
Vasiyetname ise, miras bırakanın yani murisin son isteğine göre mirasının paylaşım ve paylaşımına ilişkin hususları belirleyen yazılı şekilde düzenlenmiş bir belge ya da miras bırakanın bu husustaki sözlü beyanıdır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, miras sözleşmesinden farklı olarak vasiyetnamenin resmi şekilde düzenlenmesi şartı bulunmamaktadır.
Vasiyetname, noter, hâkim ya da konsolos huzurunda düzenlenebileceği gibi murisin resmi kanal olmadan kendi el yazısı ile de düzenlenebilecektir. Hatta koşulları mevcut ise sözlü beyanına dayalı olarak geçerli bir vasiyetname düzenlenebilecektir. Vasiyetnameler tek taraflı işlemler olmakla, bu yönüyle yine miras sözleşmesinden ayrılmaktadır. Miras bırakan, vasiyetnamesini her zaman ve tek taraflı iradesi ile serbestçe sonradan değiştirebilecektir.
Türk Medeni Kanunu’na göre;
· Resmi vasiyetname
· El yazılı vasiyetname
· Sözlü vasiyetname
Olmak üzere 3 şekilde vasiyetname düzenlenmesi mümkündür.
Vasiyetname ile Miras Sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Vasiyetname ve miras sözleşmesi, bir kişinin mal varlığının ölümünden sonra nasıl pay edileceğine dair belgelerdir, bu yönüyle her ikisi de miras bırakan açısından ölüme bağlı tasarruflardır. Fakat her ikisi arasında birtakım farklılıklar bulunmaktadır.
·Ehliyet: Vasiyetname yapabilmek için kişinin 15 yaşını doldurması ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Miras sözleşmesi düzenlenebilmesi için ise; kişinin tam fiil ehliyetine sahip olması, dolayısıyla 18 yaşını doldurması, kısıtlı olmaması ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir.
·Şekil: Vasiyetname; resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere 3 şekilde düzenlenebilmektedir. Miras sözleşmesinin ise resmi şekilde yapılması gerekmektedir.
·Taraf: Vasiyetname tek taraflı, yöneltilmesi gerekmeyen bir irade beyanı ile yapılabilmektedir. Miras sözleşmesi ise, iki taraflı irade beyanı ile düzenlenebilecektir.
·Sona Erme: Vasiyetname düzenleyen kişi, ölüm zamanına dek vasiyetnameyi kendi iradesi ile serbestçe geri alabilmektedir. Miras sözleşmesi ise, karşılıklı irade beyanı söz konusu olduğundan kural olarak sonradan tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönmek mümkün olmayacaktır.
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nedir? Mirasçılık Belgesi Nasıl Alınır?
Mirasçılık belgesi, bir diğer adıyla Veraset İlamı; bir kişinin vefatı durumunda geriye kalan mirasçılarının ve miras paylarının belirlenmesi ve mirasın paylaşımını kolaylaştırmak amacıyla düzenlenen resmi bir belge türüdür. Mirasçılık belgesi, Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla veya noter aracılığıyla temin edilebilecektir.
Mirasçılık belgesi almak için aşağıda yer alan adımlar izlenmektedir:
·Miras Bırakanın Vefatını Bildirme: Miras bırakanın vefatı halinde, ölümünün en kısa sürede yetkili mercilere bildirilmesi gerekmektedir. Bu bildirim, yerel sağlık kuruluşlarına veya belediyeye yapılmaktadır.
·Mirasçıların Belirlenmesi: Mirasçılık belgesi temini için başvuran kişilerin, murisin yasal mirasçıları olduğunu kanıtlamaları gerekmektedir. Yasal mirasçılar, murisin, kanuni mirasçılarıdır ve miras hakları ve payları kanunda yasal olarak düzenlenmiştir.
·Başvuru ve Belgelerin Hazırlanması: Mirasçılık belgesi için başvuru yapmak için birtakım belgelerin hazırlanması gerekmektedir. Bu belgeler arasında murisin ölüm belgesi, mirasçıların kimlik belgeleri, vasiyetname mevcut ise vasiyetname ve benzeri belgelerdir.
·Başvuru ve İşlemler: Sayılan belgelerin temini sonrası, mirasçılık belgesi almak için Sulh Hukuk Mahkemesine yahut notere başvuruda bulunulabilecektir. Başvurunun ardından, gerekli inceleme ve prosedürler tamamlanarak, ilgili Kurumlarca mirasçılık belgesi düzenlenmektedir.
·Mirasın Paylaşımı ve İşlemler: Mirasçılık belgesinin düzenlenmesinin ve temininin ardından, mirasın paylaşımı ve diğer ilgili işlemler gerçekleştirilebilecektir. Bundan sonraki adımlar, mirasçıların miras paylarını alması ve mirasın intikali ile ilgili diğer işlemlerdir.
Mirasçılık belgesi alınması anlatıldığı üzere belirli yasal prosedürlere tabidir. Bu nedenle, mirasçılık belgesi almak isteyen mirasçıların, ilgili prosedürleri yerine getirmeleri gerekmektedir. Mirasçılık Belgesi almak ve sonrasında mirasın intikali işlemleri için İzmir Miras Avukatı olarak tarafımıza ulaşabilir, detaylı bilgi ve profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.
Kimler mirasçı olabilir?
Miras hukuku, miras bırakanın vefatı halinde mirasının nasıl pay edileceğini ve mirasçılarının belirlenmesini sağlamaktadır. Miras hukukuna göre yasal mirasçılar şu şekildedir:
·Kanuni Mirasçılar: Kanuni mirasçılar, bir kişinin kanunen mirasını alması gereken, kanun ile sayılmış kişilerdir. Murisin eşi, çocukları, torunları, anne ve babası, kardeşleri ve diğer akrabaları kanuni mirasçılar arasında yer almaktadır. Miras bırakanın ölümü durumunda, kanuni mirasçıların mirasçılığı ve miras payları yasal prosedür izlenerek belirlenebilecektir.
·Vasiyetname ile Belirlenen Mirasçılar: Miras bırakan bir vasiyetname düzenledi ise vasiyetnamesinde belirttiği kişiler de mirasçı olabileceklerdir. Vasiyetnamenin yasal sınırlamalara uyması ve yasal prosedürlere uygun düzenlenmiş olması halinde, vasiyetnamede belirtilen mirasçılar, miras bırakanın ölümü durumunda miras payını alabileceklerdir.
·Mirasın Devredildiği Kurumlar veya Vakıflar: Bazı durumlarda, miras bırakan mirasını belirli bir kuruma veya vakfa bırakabilmektedir. Kurumlar veya vakıflar da miras hukuku kapsamında mirasçı olarak kabul edilebileceklerdir.
·Evlat Edinilen Kişiler: Bir kişi tarafından evlat edinilen kişiler, evlat edinilme süreci tamamlandıktan sonra kanuni mirasçı olarak kabul edilip, evlat edinenin mirasçıları arasında yer alabileceklerdir.
·Varislerin Olmadığı Durumlar: Bazı durumlarda, vefat eden kişinin mirasçıları bulunmayabilir. Bu durumlarda, miras yasal prosedürlere göre devredilmekte veya hazinenin mirası alması şeklinde farklı senaryolar söz konusu olabilmektedir.
Mirasçıların belirlenmesi ve hak kaybına uğramadan mirasın paylaşımı ve devri için İzmir miras avukatı Günaydın Hukuk Bürosu olarak tarafımızdan miras hukuku davaları için hukuki hizmet ve destek alabilirsiniz.
Miras Davalarına Hangi Avukat Bakar?
Miras davaları genellikle miras hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlar tarafından yürütülmektedir. Miras hukuku oldukça özel bir alandır ve bu tür davalar, yasal prosedürlerin karmaşıklığı ve çeşitliliği nedeniyle uzmanlık gerektirmektedir. Bu nedenle, miras davalarında hukuki destek almak isteyen kişilerin, miras hukuku konusunda deneyimli bir avukatla çalışması önem arz etmektedir. Miras Avukatı olarak İzmir’deki müvekkillerimize ve Türkiye’nin farklı illerinde bulunan müvekkillerimize en profesyonel şekilde hizmet vermekteyiz. Miras hukuku alanında uzmanlaşmış avukat olarak, miras davalarında müvekkillerimizin haklarını savunmak ve ulaşmasını sağlamak adına her türlü hizmeti sunmaktayız.
Miras davasını kimler açabilir?
Miras davaları, aşağıdaki sayılan kişiler tarafından açılabilmektedir:
·Yasal Mirasçılar: Miras bırakanın kanuni mirasçıları, miras davalarını açabileceklerdir. Kanuni mirasçılar, bir kişinin ölümü durumunda yasal olarak miras payını devralacak kişilerdir. Yukarıda belirtildiği üzere; miras bırakanın yani murisin eşi, çocukları, torunları, anne ve babası, kardeşleri belirli bir zümrede yasal mirasçılarını oluşturmaktadır.
·Vasiyetnamede Belirtilen Mirasçılar: Bir miras bırakanın eğer var ise vasiyetnamesinde belirttiği kişiler de miras davalarını açabileceklerdir. Vasiyetnamede belirtilen mirasçılar, miras bırakanın iradesine uygun şekilde miras paylarını talep edebilecek ve alabileceklerdir.
·Mirasın Diğer Potansiyel Hak Sahipleri: Bazı durumlarda, miras davalarını açma hakkına sahip olabilecek potansiyel hak sahipleri de bulunabilmektedir. Bunlar; mirasçılık belgesinde yer alan kişiler, belirli durumlarda miras bırakanın alacaklıları veya mirasın devriyle ilgili diğer yasal hak sahipleri olabilmektedir.
Miras davalarında avukat ücretini kim öder?
Miras Hukuku davalarında avukat ücretinin kim tarafından ödeneceği Miras Avukatı olarak müvekkillerimiz tarafından sıkça tarafımıza sorulan sorular arasında yer almaktadır.
Miras hukuku davalarının açılış harç ve masraflarının tutarı, her bir dava türüne göre farklılık arz etmektedir. Dava açılış harç ve masraflarının yaklaşık olarak hesaplanması konusunda avukat aracılığıyla danışmanlık hizmeti almanız mümkündür. Davayı yürütecek olan avukatın vekalet ücreti bedeli konusunda kesin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, her bir avukat yönünden yürütülecek sürece ilişkin vekalet ücreti tutarı farklılık arz edebilecek, avukat tarafından belirlenebilecektir. Dolayısıyla miras davasında, avukat vekalet ücreti bedelini, avukat ile anlaşma sağlayan müvekkili ödeyecektir. Davanın sonuçlanması durumunda lehine hüküm kurulan taraf için de ayrıca karşı vekalet ücretine hükmedilmektedir. Karşı vekalet ücreti, dava aleyhine sonuçlanan tarafça, lehine hüküm kurulan tarafın avukatına ödenecektir. Bu noktada vekalet ücreti bedelinin belirlenmesi ve ne şekilde ödeneceğine ilişkin sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Miras davaları ne kadar sürer?
Miras davalarının süresi birçok faktöre bağlı olarak değişmekle birlikte, kesin bir süre vermek söz konusu değildir. Ancak belirtmek gerekir ki; miras davalarının genellikle uzun sürebilecek bir süreç olduğunu söylemek mümkündür. Davanın süresini etkileyebilecek bazı faktörleri şu şekilde belirtebiliriz:
·Davanın Niteliği: Miras davaları, varlıkların paylaşımı, vasiyetin geçerliliği veya diğer hukuki konular gibi karmaşık meseleleri içerebilir. Bu tür karmaşık konuların çözümü uzun bir zaman alabilmektedir.
·Kanıt Toplama ve Delil Sunma Süreci: Tarafların iddia ve savunmalarını desteklemek için kanıt toplama ve delil sunma süreci bazı davalar açısından uzun zaman alabilmektedir. Bu her bir dava açısından farklılık göstermekte olup, tarafların dilekçelerini sunması, delil olarak gösterilen belgelerin toplanması, tanıkların beyanlarının alınması ve usulüne uygun tebligat yapılması sürecine göre değişkenlik gösterecektir.
Görüleceği üzere dava sonuçlanma süresini etkileyen birçok faktör bulunmakta olup, Miras davalarının tam olarak ne kadar süreceği davanın özelliklerine ve çeşidine bağlıdır. Miras davalarında, süreci doğru yürütmek, hak kaybına uğramamak ve davanın daha kısa sürelerle yürütülmesine ilişkin usulü işlemlerin takibinin doğru ve zamanında yapılabilmesi için bir avukat ile çalışmak önemlidir. Miras avukatı olarak size tüm süreçte en profesyonel desteği sağlamamız ve dava sürecini en doğru şekilde yürütmemiz için Günaydın Hukuk Bürosu olarak bize ulaşabilirsiniz.
Miras davalarında avukat ne kadar alır?
Miras hukuku davalarında avukat vekalet ücretinin belirlenmesi oldukça değişken bir konudur ve birçok farklı faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Genel olarak miras davalarında anlaşma sağlanan avukat ile avukatlık ücreti aşağıdaki yöntemlerden biri veya birkaçının kombinasyonu ile belirlenebilecektir.
Örneğin, bir Avukat, miras davası için belirli bir sabit ücret talep edebilecektir. Bu ücret, davanın karmaşıklığına, tahmini yargılama süresine ve avukatın deneyimine bağlı olarak değişebilmektedir. Sabit ücret, dava başına veya belirli bir hukuki hizmet için belirlenebilecektir.
Bazı durumlarda ise, tarafların anlaşmasına bağlı olarak avukatlar belirli bir başarı elde edildiğinde ek bir ücret talep edebileceklerdir. Örneğin, davanın kazanılması veya belirli bir sonuca ulaşılması durumunda ek bir ücret belirlenebilecektir.
Miras davası avukat ücretleri, müvekkil ile avukat arasında yapılan bir ‘’Avukat Vekalet Ücreti Sözleşmesi’’ ile belirlenmektedir. Bu sözleşme; ücretin miktarını, ödeme yöntemlerini ve diğer önemli koşulları belirtmektedir.
Miras davaları için avukat tutmak gerekir mi?
Miras davası açmak veya dava sürecini yürütüp sonuçlandırmak için avukat ile çalışmak, genellikle tavsiye edilen bir yaklaşımdır. Bunun nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:
·Hukuki Bilgi ve Deneyim: Miras davaları genellikle karmaşık ve yoğun dava süreçleridir. Bir avukat, miras hukuku konusunda uzmanlaşmış ve ilgili yasal prosedürleri bilen bir profesyonel olarak size dava sürecinde rehberlik edecektir. Avukatınız, davada karşılaşabileceğiniz hukuki sorunları tanımlayabilir ve size en iyi hukuki stratejiyi önererek haklarınızı savunmanıza ve haklarınıza ulaşmanız konusunda yardımcı olabilecektir.
·Dava Hazırlığı: Miras davaları, delillerin toplanması, delillerin sunulması ve hukuki belgelerin düzenlenmesi gibi birçok hazırlık aşamasını içerebilmektedir. Bir avukat, size bu konuda dava için gerekli olan tüm bu işlemleri yürütebilecek ve size danışmanlık sağlayabilecektir.
·Taraflar Arasındaki Anlaşmazlıkların Yönetimi: Miras davaları, mirasçılar arasında yoğun anlaşmazlıklara neden olabilmektedir. Bir avukat, bu anlaşmazlıkları çözmek ve davanın uzlaşmacı ve hak kaybına uğramaksızın sonuçlanmasını sağlamak için taraflar arasında arabuluculuk yapabilecektir.
·Yasal Süreçlerin Yönetimi: Mahkeme prosedürleri, dilekçelerin hazırlanması, mahkemeye sunulması ve duruşmalara katılım, keşif, bilirkişi raporlarının yorumlanması gibi yasal süreçler, hukuki bilgi ve deneyim gerektirmektedir. Bir avukat, bu süreçlerin yönetilmesini sağlayarak davanın sorunsuz bir şekilde ilerlemesine yardımcı olabilecektir.
·Risklerin Azaltılması: Bir avukat, davanın sonucunu en iyi şekilde etkilemek için size hukuki olarak en uygun stratejileri önerebilecektir.
Bu noktada belirtelim ki; her durum farklıdır miras davalarını açmadan önce bir avukatla görüşmeniz her zaman tavsiye edilir. Miras hukuku konusunda uzman miras avukatı olarak, size davanın süreci ve ihtiyaçlarınıza en uygun yaklaşımın belirlenmesi konusunda hizmet verebilmemiz için tarafımıza ulaşabilirsiniz.